Haczedilemez tutar 1.250 avrodan 1.600 avroya yükseltiliyor

Ulusal Ekonomi ve Maliye Bakanı Kiryakos Pierrakakis’in, Yeni Demokrasi Partisi (ND) Selanik 1. Bölge Milletvekili Stratos Simopoulos’un “Kamuya ve bankalara olan borçlar nedeniyle banka hesaplarında uygulanan 1.250 avroluk haczedilemez tutarın acilen artırılması ihtiyacı” konulu güncel soru önergesine verdiği yanıt
“Sayın Başkan,
Sayın Simopoulos,
Öncelikle sorunuz için teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bu soru binlerce vatandaşımızı ilgilendiren bir meseleyi gündeme taşıyor ve aynı zamanda partimizin toplumun gerçek sorunlarına gösterdiği sürekli ilgiyi de ortaya koyuyor. Ayrıca bana hepimizi ilgilendiren, güçlü bir sosyal boyutu olan bir konuyu ayrıntılı şekilde değerlendirme fırsatı veriyor: özel borçlar, hacizler, birinci konutun korunması ve devletin, önceki on yılın varoluşsal krizinden etkilenen insanlara sunması gereken ikinci fırsatlar.
Sorunuzun konusuna doğrudan geçiyorum. Hem ruhuna hem de içeriğine katılıyorum.
Haczedilemez tutar, binlerce vatandaşımız için ekonomik güvenlik ile ekonomik boğulma arasındaki sınırı ifade ediyor.
Ve gerçekten de Sayın Simopoulos, çok doğru şekilde ifade ettiğiniz gibi, bu sınır bugünün gerçeklerini yansıtmalıdır; dünün gerçeklerini değil.
2015 yılında SYRIZA hükümeti haczedilemez tutarı 1.250 avro olarak belirledi. Bu, mali sıkışmışlığın yaşandığı Yunanistan’dı.
Bu nedenle açıklayabilirim ki haczedilemez tutar 1.250 avrodan 1.600 avroya çıkarılıyor.
Bu yüzde 28’lik artış, son dönemdeki yüzde 20,8’lik kümülatif enflasyon oranının üzerindedir.
Bu bir adalet eylemidir.
Bu, topluma duyulan güvenin bir göstergesidir.
Ayrıca belirtmek isterim ki bu girişim parçalı bir uygulama değildir.
Bu adım, çok basit bir ilkeye dayanan kapsamlı özel borç stratejisinin bir parçasıdır: Vatandaşlara yeniden başlama konusunda gerçek fırsatlar sunmak.
Bu politikanın sonuçları şimdiden görünür durumda.
Bugün Yunanistan’ın özel borç oranı GSYH’nin yüzde 94,5’i seviyesindedir; bu oran, Avrupa Birliği ortalaması olan yüzde 121,4’ün altındadır.
Bankaların takipteki kredi oranı 2016’da yüzde 48,5’e ulaşmışken bugün yüzde 3,3 seviyesine gerileyerek son on yılların en düşük seviyesine inmiştir.
Sadece 2025 yılı içinde toplam 6,8 milyar avroluk borç yapılandırması gerçekleştirilmiştir.
Ayrıca şu anda kamuoyunun görüşüne açılmış yasa tasarısıyla birlikte, bloke edilen banka hesaplarının ele alınış biçiminde çok önemli bir değişiklik daha yapıyoruz.
İlk kez, ana borcun yüzde 25’ini ödeyen ve kalan tutarı yapılandıran kişilere banka hesabı üzerindeki haczin kaldırılması imkânını sunuyoruz.
Yani düzenli ödeme yapanları ödüllendiriyoruz. Çünkü düzenli davranış cezalandırıcı bir anlayışla karşılanmamalıdır.
Bunun yanında başka politikaları da hayata geçiriyoruz:
Mahkeme dışı uzlaşma mekanizmasına katılım alt sınırını 10.000 avrodan 5.000 avroya düşürüyoruz. Böylece yaklaşık 1 milyon vatandaş ve işletme daha önce yararlanamadıkları bir araca erişim kazanacak.
Eski vadesi geçmiş borçlar için 72 taksite kadar yeni yapılandırma imkânı sunuyoruz.
Mahkeme dışı uzlaşma mekanizması, birinci konutu koruma aracına dönüşüyor.
Sonbaharda faaliyete geçmesi planlanan Gayrimenkul Edinim ve Geri Kiralama Kurumu ilerliyor; bu kurum özellikle mülklerini kaybetme riski taşıyan kırılgan borçlulara yönelik olacak.
Genel olarak söylemek gerekirse, bütün bu adımlar bir araya geldiğinde ikinci fırsat kavramının gerçek anlamını oluşturuyor.
2019’dan bugüne Yunanistan değişti. Ülke değiştikçe imkânları da değişiyor. Ekonomik ilerlemenin sosyal ilerlemeye dönüşmediği sürece hiçbir anlamı yoktur. Bizim burada yapmak istediğimiz tam olarak budur.
Bu bir adalet eylemidir ve vatandaşları merkeze alan bir hükümet politikasının yansımasıdır.”**
Ulusal Ekonomi ve Maliye Bakanı Kiryakos Pierrakakis’in ikinci konuşması
“Bir kez daha Sayın Simopoulos’a teşekkür etmek istiyorum.
Sayın meslektaşım, çok önemli bir meseleyi gündeme taşıma girişiminiz için teşekkür ederim.
Şunu açıkça söylemek gerekir ki hükümet olarak görevimiz, Parlamento Grubu ile etkileşim içinde olmak, milletvekillerinin gündeme getirdiği sorunları dinlemektir.
Mantıklı, pratik, temellendirilmiş ve uygulanabilir bir öneri olduğunda onu hayata geçirmek gerekir. Çünkü bu toplumla ilgilidir. Hükümetin görevi tam olarak budur.
Kararları toplumu merkeze alarak almak.
Ve tekrar vurgulamak isterim ki ekonomik koşullar iyileştikçe, her gün, her hafta, her ay toplumun yararına yeni adımlar atılacaktır.
Çok teşekkür ederim.”**
ND Selanik 1. Bölge Milletvekili Stratos Simopoulos’un yanıtı
“Şimdi Sayın Başkan, ikinci konuşmamda ben ne diyebilirim ki?”